Makine Sektörü Türkiye Ekonomisi İçin Stratejik Bir Konumda
Adnan Dalgakıran: “Ekonomide büyümenin ve bağımsızlığın yolu makineden geçiyor”
Adnan Dalgakıran: “Ekonomide büyümenin ve bağımsızlığın yolu makineden geçiyor”
Küresel üretim dengelerinin hızla değiştiği günümüzde makine sektörü, Türkiye sanayisinin sürdürülebilir büyümesi ve teknolojik dönüşümü açısından stratejik bir rol üstleniyor. Türkiye Makine Federasyonu (MAKFED) Başkanı Adnan Dalgakıran, makine sektörünün Türkiye’nin sanayi politikalarının merkezinde yer alması gerektiğini vurguladı.
Dalgakıran’a göre Türkiye’nin orta ve yüksek teknolojili üretim hedeflerine ulaşabilmesi için makine sanayisinin güçlendirilmesi kritik önem taşıyor. Sektörde yerlilik oranının yaklaşık %75 seviyesinde olduğunu belirten Dalgakıran, makine üretiminin yalnızca bir sanayi kolu değil, aynı zamanda birçok teknolojik sektörün gelişmesini sağlayan bir “lokomotif” olduğunu ifade etti.
Küresel Rekabette Yeni Dengeler
Makine sektörünün küresel ölçekte yoğun bir rekabet ortamında bulunduğunu belirten Dalgakıran, dünya ekonomisinde ABD ve Çin arasındaki teknolojik rekabetin üretim stratejilerini yeniden şekillendirdiğini söyledi. Bu rekabet ortamında ülkelerin yeni sanayi politikaları geliştirmek zorunda kaldığını vurgulayan Dalgakıran, Çin’in son yıllarda makine üretiminde hızlı bir büyüme kaydettiğine dikkat çekti.
Yaklaşık 10 yıl önce Çin’in makine sektörünün büyüklüğü 100 milyar dolar seviyesinde iken Almanya’nın 300 milyar dolar civarında olduğu belirtilirken, günümüzde Çin’in makine üretiminin 500 milyar doların üzerine çıktığı ifade ediliyor.
Türkiye’de Büyüme Yavaşladı
Makine sektörünün dünya genelinde büyümeye devam ettiğini ancak Türkiye’de büyüme hızının son yıllarda sınırlı kaldığını belirten Dalgakıran, küresel büyüme oranlarının gerisinde kalınmasının dikkatle analiz edilmesi gerektiğini vurguladı.
Dünya genelinde makine sektörünün 2024 yılında yaklaşık %7, 2025 yılında ise %9 büyümesi öngörülürken, Türkiye’de büyümenin %0,2 ve %0,4 seviyelerinde gerçekleştiği ifade edildi.
Çin’den Gelen Rekabet Artıyor
Türkiye’nin makine ithalatına da değinen Dalgakıran, 2025 yılında yaklaşık 45 milyar dolarlık makine ithalatı yapıldığını ve bunun 12,5 milyar dolarının Çin’den gerçekleştiğini belirtti. Çin’in Türkiye’ye yaptığı makine ihracatının son bir yılda %13 oranında arttığına dikkat çekilerek bu durumun sektördeki rekabet baskısını artırdığı ifade edildi.
Niş ve Teknolojik Üretime Yönelme Çağrısı
Makine sektörünün Türkiye’de orta-yüksek ve yüksek teknoloji üretiminin temelini oluşturduğunu belirten Dalgakıran, özellikle savunma ve havacılık gibi stratejik sektörlerin gelişiminin makine sanayisine bağlı olduğunu söyledi.
Bu nedenle şirketlerin yalnızca seri üretime değil, yüksek katma değerli, teknolojik ve niş çözümler geliştirmeye odaklanmaları gerektiğini ifade etti. Ayrıca sektörün küresel rekabette daha güçlü olabilmesi için firmalar arasında ölçek büyütmeye yönelik iş birliklerinin önemine de dikkat çekildi.
Makine Sektörü Sanayinin Temel Taşı
Uzmanlara göre makine sektörü; üretim teknolojilerinin gelişmesi, sanayide verimlilik artışı ve yüksek katma değerli ürün üretimi açısından stratejik bir konumda bulunuyor. Türkiye’nin sanayi politikalarında makine sektörünü merkeze alan bir yaklaşım benimsemesi, küresel rekabet gücünün artırılması açısından kritik görülüyor.




